Cuma , 18 Eylül 2020
Güncel
Dünya'nın Manyetik Alanı

Dünya’nın Manyetik Alan Değişimi Sanıldığından Fazlaca Daha Uzun Vakit Almış

Dünyanın manyetik alanı yaşamı süresince birkaç kez yer değiştirdi; şimal cenup oldu, cenup de şimal. Sadece bu değişikliğin iyi mi gerçekleştiği büyük seviyede gizemini koruyor. Bilim adamları manyetik değişimin ortalama 773.000 yıl ilkin gerçekleştiğini biliyorlar; sadece gezegenimizin çekirdeğinde değişimi oluşturan şeyin tam olarak ne olduğu bilmiyorlar. Fakat meydana getirilen yeni bir emek verme, altta yatan sebebi açıklığa kavuşturabilir. Şu sebeple çalışmada manyetik değişimin sanıldığından oldukça daha uzun bir sürede gerçekleştiği ortaya çıktı.

Dünya'nın Manyetik Alanı

Bugün Science Advances’te yayınlanan makalelerinde, Wisconsini-Madison Üniversitesi’nden Brad Singer ve meslektaşları, Dünya’nın son manyetik değişiminin ortalama 22.000 yıl sürdüğünü hesapladı. Önceki emek harcamalar olayın 4.000 ila 9.000 yıl içinde sürdüğünü öne sürüyordu. Ortaya çıkan yeni sayı, değişimin düşündüğümüzden daha karışık bir vaka bulunduğunu da gözler önüne seriyor.

Ekip hesaplamayı yapmak için, Matuyama-Brunhes tersyüzümü olarak adlandırılan önceki manyetik değişimin verilerinden yararlandı. Bulunan delillerden biri lavlarda mevcuttu. Lavlarda bulunan demir zengini mineraller, lav sertleşmeden ilkin Dünya’nın manyetik alanıyla aynı hizaya gelir. Araştırmacılar da lavda bulunan argon izotoplarını inceleyerek lavın katı hale ulaşmadan önce iyi mi bir manyetik alanda bulunduğunu ortaya çıkarırlar ve tarihini bulabilirler.

Bulgular, Dünya’nın manyetik alanının ortalama 795.000 yıl ilkin çökmeye ve jeomanyetik seyahat olarak malum şeyi yaşamaya başladığını gösterdi. Son yaşanmış olan jeomanyetik seyahat vakası (Laschamp vakası) ortalama 41.000 yıl ilkin gerçekleşti. 784.000 yıl ilkin hafifçe iyileştikten sonrasında, gezegenin alanı yine çöktü ve sonucunda 11.000 yıl sonrasında kutupları değiştirdi. Bu değişiklik 4.000 yıl sürdü.

Dünya'nın Manyetik Alanı

Bazı bilim adamları bu şekilde bir değişimin yakın bulunduğunu söylüyor. Bu şekilde bir değişimin neticeleri da Dünya üstünde oldukça büyük olacaktır. Bir jeomanyetik seyahat ya da manyetik değişiklik esnasında manyetik alan mühim seviyede zayıflar ve oldukça daha çok kozmik ışının gezegenin yüzeyine ulaşmasına izin verir. Uzaydan gelen bu enerji parçacıkları eğer yüzeye oldukça fazla ulaşırsa Dünya’daki hayata zarar verebilir. Ek olarak, yörüngedeki uydular duyarlı elektroniklerini korumak için gezegenin manyetik alanına haiz olmayacaklarından kozmik ışınlara daha duyarlı hale gelecekler. Dolayısıyla zarar görecekler. Doğrusu Dünyamızda bulunan iki kutup bizlere bir kalkan oluyor.

Manyetik değişimin tarihini belirlemek Dünya’nın çekirdeğinde neler olup bittiğini de ortaya çıkarabilir. Singer bunu şu şekilde açıklıyor:

“Kim bilir manyetik değişimi sağlamak için manyetik alan kuvvetini birkaç bin yıl süresince zayıflatmak gerekiyor, bu sebeple iç çekirdek katı haldedir. Eğer sıvı haldeki dış çekirdeğin manyetik alanını dönem dışı bırakırsanız, iç çekirdekte bulunan manyetik enerjinin dışa çıkması birkaç bin yılı alacaktır.”

Dünya'nın Manyetik Alanı

Sadece, Singer’ın bulgularıyla hepimiz aynı fikirde değil. CEREGE’den Nicolas Thouveny, okyanus tabanından alınan tortu çekirdeğinden elde edilmiş kanıtların, manyetik değişimin en fazla 8.000 yıl sürdüğüne işaret ettiğini söylüyor. Üzerine, lavların güvenilir süre verileri sunmadıklarını da ekliyor. 

Sadece Singer, lav akışı verilerinin öteki gözlemlerde doğrulandığını söylüyor. Hatta Thouveny ve meslektaşlarının, manyetik değişimden önceki süreci dikkate almayı başaramadığını öne sürüyor:

Bulgularımız açıkça bu kısa döneme kadar devam eden 22.000 yılda, dış çekirdek dinamolarının oldukça dengesiz hale geldiğini ve 773.000 yıl ilkin iki kez kutupları tersine çevirmeye çalıştığını açıkça gösteriyor.

Gelecekte, daha çok veri analizi ve çekirdeğimiz hakkında yapacağımız keşifler, zamanlamayı hesaplamamıza destek olacaktır. Hatta kim bilir bu keşifler bizlere gezegenin manyetik alanının kaderini de çizecektir. Sadece günümüzde bile bu emek harcamalar oldukça yavaş aşama kaydediyor bu sebeple iç çekirdeğe kadar inmek oldukça zor. Dolayısıyla çekirdekten yüzeye çıkmış materyalleri inceliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir