Cuma , 4 Aralık 2020
PC’ye macOS Kurulumu 1 – macos mojave 640x360

PC’ye macOS Kurulumu

PC’ye macOS Kurulumu;

2013’te ilk hackintosh rehberini yapmamızdan bu yana hem macOS hem de hackintosh tarafında epey değişiklik oldu. Değişmeyen tek şey ise Apple’ın Mac ekosisteminde halen daha Intel işlemcileri kullanıyor olması. Firma 2020’de dizüstü bilgisayarlarında kendi ürettiği ARM mimarili işlemcilere geçiş yapacak olsa da masaüstünde yüksek performans için x86 mimarili işlemciler için halen daha bir alternatif söz konusu değil. Bu da demek oluyor ki ARM işlemcilerde devasa bir çekirdek artışı olmadığı sürece modern sistemlerde hackintosh en azından 2025’e kadar aramızda olacak.

Apple, Mac kısaltmasına geçmeden önce Mac bilgisayarların tam adı Macintosh idi. 1979’da Apple çalışanı Jef Raskin, herkesin kullanabileceği uygun fiyatlı bir bilgisayar tasarlamak istedi. Raskin bilgisayara da en sevdiği elma türü olan McIntosh ismini vermek istedi fakat halihazırda ses ekipmanları üreticisi McIntosh Laboratory bu ismi kullanıyordu. Steve Jobs firmadan bu ismi kullanmak için izin istediyse de başarılı olamadı. Sonuç olarak 1981’de Raskin, isimlendirmeyi Macintosh olarak güncelledi.

Macintosh bilgisayarlar 2005 yılına kadar Motorola, Apple ve IBM tarafından geliştirilen farklı işlemciler kullandılar. Fakat 6 Haziran 2005‘teki Geliştirici Konferansı’nda Steve Jobs, Intel işlemcilere geçme planından bahsetti ve modifiye edilmiş bir Power Mac G5 kasasında Mac OS X 10.4.1 sürümü ile çalışan Intel bir sistem gösterdi. İşte bu gelişme yeni bir dünyanın kapılarını aralayacaktı: Hackintosh. Mac OS X, Intel tabanlı Mac bilgisayarlarda çalışabiliyorsa neden Intel tabanlı PC’lerde çalışmasındı ki?

14 Şubat 2006’da crg92 mahlaslı bir bilgisayar programcısı ilk Mac OS X 10.4.4 “hack”ini Internet’in engin dünyasına saldı. Bunu takip eden saatler içinde Apple 10.4.5 güncellemesini yayınladı fakat bu güncelleme de iki hafta içerisinde yine aynı programcı tarafından kırılmıştı. 3 Nisan 2006’da Apple 10.4.6 güncellemesini yayınladı fakat bu sürüm de iki hafta içinde kırılıp Apple olmayan cihazlara kurulabilir hale getirilmişti.

İlerleyen zamanlarda bazı zorluklar yaşansa da geliştiriciler ve hackerlar artık çıkan yeni Mac OS X sürümlerini kısa sürede PC’de çalışacak hale getiriyorlardı. En sonunda “Snow Leopard”ın çıkışı ile birlikte Rus hacker netkas, Chameleon ön yükleyicisinin Mac OS X v10.6 çalıştırabilen bir sürümünü yarattı ve böylece PC’ye Mac işletim sistemi kurma konusunda yeni bir çağ da başlamış oldu.

Bugün geldiğimiz noktada Chameleon yerini artık Clover ön yükleyiciye (Boot Loader) bıraktı diyebiliriz. Hem BIOS hem de UEFI destekli bu önyükleyici sayesinde PC’ye Mac OS X ya da yeni sürümler olan macOS kurmak artık çok daha kolay. Birçok yamalama işlemi anında gerçekleşiyor ve PC’nizi, normal bir Mac günceller gibi güncelleyebiliyorsunuz.

Aslında günümüzde hemen hemen her bilgisayara -ister AMD işlemcili olsun, ister Intel işlemcili- biraz uğraş ile macOS kurulabiliyor. Yine de pürüzsüz bir deneyim ve ekstra özellikler istiyorsanız uyumlu bileşenler tercih etmenizde fayda var. Technopat Sosyal’de macOS ile uyumlu donanımlar için bir kategorimiz mevcut. Bu bağlamda bir ürün almadan önce konulara bakabilir ya da alacağınız ürünün uyumlu olup olmadığını burada sorabilirsiniz. Biz bu rehberde 9900K işlemci ve Z390 yonga setli 2019 model bir PC kullanacağız. Yine de içinde çalışmayan bileşenler olacak: Intel Wireless-AC 9560 WiFi yongası ve GT 1030 ekran kartı gibi.

Öncelikle bizim bu rehberde kullanacağımız PC’ye bir göz atalım:

*Kasa anakart ile uyumsuz. EATX anakart alıyorsanız EATX uyumlu bir kasa tercih ediniz.

İşlemci: 9900K şu an piyasada bulabileceğiniz tek çekirdek performansı en yüksek Intel işlemci. Siz tabii ki bu kadar yüksek bir işlemci kullanmak zorunda değilsiniz. Mevcut bilgisayarınızdaki AMD veya Intel işlemci de uyumlu olacaktır. Sadece şunu belirtmekte fayda var: macOS, eski bilgisayarınızı canlandırmak amacı ile kurabileceğiniz bir işletim sistemi değil. Eğer böyle bir amacınız varsa bu iş için tasarlanan Linux dağıtımlarına yönelebilirsiniz.

Anakart: Z390 gibi en güncel yonga seti dahi artık macOS uyumlu. Marka konusunda Gigabyte her ne kadar daha iyi olsa da artık ASUS ve MSI anakartlara da rahatlıkla kurulum yapılabiliyor.

SSD: Doğrudan M.2 SSD’nize macOS kurabiliyorsunuz. Bu sayede yüksek performansın keyfini çıkarabilirsiniz.

Ekran Kartı: macOS uyumluluğu konusunda en önemli konulardan birisi ekran kartı. Her ne kadar biz sistemi toplarken GT 1030 kullanmış olsak da Apple halen daha NVIDIA’nın macOS Mojave sürücülerini yayınlamasına izin vermiyor. Haziran ayında yeni macOS sürümü duyurulacak olmasına rağmen Mojave’de GT/X 1000 ve RTX serisi ekran kartlarını kullanamıyorsunuz. Bu bağlamda ya işlemci içindeki iGPU’yu kullanacak ya da AMD’ye yöneleceksiniz. Ya da GT/X 1000 serisi kullanmakta ısrarcı iseniz High Sierra kuracaksınız.

Biz GT 1030’u sistemden sökmedik lakin BIOS’tan Onboard GPU’yu devreye soktuk. Yine de görüntü çıkışı GT 1030’a bağlı zira anakart üstündeki HDMI portu henüz çalışmıyor.

macOS kurulumu için BIOS’a kısa bir ziyaret düzenlemeniz gerekiyor. Çoğu sistemde iki üç ayarla PC’yi macOS kurulabilecek hale getirebiliyorsunuz. Bizim rehberimizde Thunderbolt 3’ü de devreye soktuğumuz için BIOS ayarları biraz daha fazla lakin bu gözünüzü korkutmasın. Kapsamlı listenizle işlem inanılmaz kolay. BIOS’unuzda olmayan ayarlar için de korkmanıza gerek yok. Pas geçebilirsiniz söz konusu seçeneği.

BIOS ayarlarını yapmadan önce ilk tavsiyemiz BIOS’u son sürüme güncellemeniz. Z390 Aorus Xtreme için en güncel BIOS F5 idi. Biz de F4 sürüm ile gelen anakartımızı F5 sürümüne güncelledik.

Gigabyte, ASUS ve MSI anakartlarda BIOS’a girmek için Del/F2 tuşlarını kullanabilirsiniz. Kapsamlı liste burada.

Görüntü çıkışını dahili GPU’ya verdiğimizden dolayı burada harici ekran kartından görüntü almayabiliriz. Bu durumda  anakart üstündeki HDMI veya Thunderbolt 3 portlarını kullanabilirsiniz. Doğrudan bir ucu Tip-C, diğer ucu DisplayPort olan bir kablo ile görüntü alabilirsiniz.

HDMI uyarısı: Anakart üstünde yer alan, Intel GPU’ya bağlı HDMI portları macOS altında yama olmadan çalışmıyor. Yama da anakarttan anakarta değişmekte. Yamalama işlemine kadar macOS altında iGPU’yu özellikle devre dışı bırakacağız. Harici ekran kartı veya DisplayPort kullanıyorsanız bu uyarıyı dikkate almanıza gerek yok.

BIOS ayarlarını yaptığımıza göre kuruluma doğru ilerleyebiliriz. Bunun için en az 8 GB kapasiteli bir USB belleğe ve ve doğal olarak macOS sürümüne ihtiyacımız var.

Gereksinimler:

İndirdiğiniz dosya doğrudan RAW uzantılı olacak. Bu aşamada Win32 Disk Imager’ı çalıştırıp imajı seçip Write diyerek bunu USB belleğinize yazabilirsiniz.

İşlem bitiminde USB belleğiniz iki sürücüye ayrılacak. Bu bölümlerden birine sizin erişiminiz olmayacak. Diğerinde ise Clover Bootloader ve gerekli dosyalar olacak.

USB belleğinizi daha sonra eski haline getirmek için Rufus çalıştırıp içine Freedos yazabilirsiniz. Bu işlem belleğinizi temizleyecek.

Bilgisayarınızı USB bellekten çalıştırmak için üç seçeneğiniz var:

Bu üç seçenek içinden en iyisi ve en garanti olanı tabii ki üçüncü seçenek. Bunun için anakartınızın Boot Menüsü tuşunu bilmeniz gerekli:

PC açılırken Boot Menüsü tuşuna birkaç defa art arda basıyoruz ve çıkan menüden önünde UEFI ibaresi olan belleği seçiyoruz ve Enter’a basıyoruz -ya da Z390 Aorus Xtreme kullanıcıları fare ile de seçimi yapabilir.

USB bellekten PC’mizi boot ettik ve Clover ekranına ulaştık Artık macOS kurulumuna bir adım daha yakınız ama kuruluma başlamadan önce bir konfigürasyon seçmemiz lazım.

Eskiden USB bellekten boot eder etmez hazır bir Config seçili idi fakat bu her sistemle uyumlu olmadığından ötürü buna bir son verdik. Artık sisteminize uygun bir Config seçmeniz gerekiyor.

Bunun için Options > Configs yolunu izliyorsunuz. Burada dört farklı Config bulacaksınız:

Sistemimize uygun Config dosyasını seçiyoruz ve Enter’a basıyoruz. İşlem bitiminde iki defa Esc’ye basıp ana menüye geri dönüyoruz.

Burada boot edebileceğiniz sürücülerin bir listesini göreceksiniz. Üstünde SS USB simgesi olan girdiyi seçiyoruz ve Enter diyoruz. Altında Boot macOS Install from kealOS[SürümBilgisi] yazmakta.

Hayat toz pembe değil. Hackintosh da. O yüzden bu rehberde karşılaştığımız hataları da sizlerle paylaşacağız ki siz de benzer biri durumda duvara tosladığınızda ne yapmanız gerektiği hakkında daha iyi bilgi sahibi olun.

USB’yi seçip boot etmek istediğimizde ilk olarak bu hataya tosluyoruz:

OsxAptioFixDrv: AllocateRelockBlock(): can not allocate relocation block (0x19C3C pages below 0x100000000: Not found

Bu hatayı çözmek için önyükleme parametrelerine ufak bir ekleme yapıyoruz: slide=0. Bu komut çekirdek için temel adres ayarlaması yapıyor. American Megatrend UEFI sistemlerde önyükleme yapmak için gerekli.

Tek bir komutla bir önceki hatayı çözdük. O zaman kuruluma geçebiliriz. USB belleğimizi seçiyoruz ve tekrar Enter’a basıyoruz ve güm! Bir hata daha. Bu defa EndRandomSeed hatası alıyoruz. Bu hatanın sebebi de OsxAptioFixDrv-64.efi sürücüsü.

Bu sürücü AMI Aptio EFI tarafından oluşturulan bellek haritasını düzeltmekten sorumlu. Aksi takdirde macOS’u açmak mümkün değil. Fakat bu sürücünün de güncellenmesi gerekebiliyor. Biz rehberi yaptıktan sonra macOS’un yeni sürümü 10.14.5 çıktı ve imajlar da buna bağlı olarak güncellendi. İmajı güncellemişken OsxAptioFixDrv-64.efi dosyamızı da sorun yaratmayacak sürümle güncelledik. Yine de siz sorun yaşarsanız bu konudan alternatif sürücüyü edinebilirsiniz. Sonrasında indirdiğiniz sürücüyü Windows veya macOS altından bellekteki EFICLOVERdrivers64uefi klasörüne kopyalayabilirsiniz. Klasördeki diğer sürücüyü silin ya da mevcut sürücünün üstüne yazın.

Nihayet bu iki hatayı da geride bıraktık ve artık yüklemeye başlayabiliriz. Rehberin başında GT 1030’u sökmediğimizi belirtmiştik. Lakin kart macOS tarafından desteklenmediği için sorun yaşamak istemiyoruz ve boot etmeden önce NVIDIA sürücülerini devre dışı bırakmamız gerekiyor. Bunun için USB seçili iken;

Yükleme ekranına doğru ilerliyoruz. …ve bir hata daha. Ekranda bir uyarı işareti ve birbirine karışan yazılar. Bu sorun genelde kurulumun USB bellekten veri okuyamaması kaynaklı.

Bu sorunu artık yeni 10.14.5 sürümünde yaşamayacağınızı söyleyebiliriz zira bu sürümde USB yamasını doğrudan Config dosyasına dahil ettik. Yine de USB portlarını çalıştırmak için ayrı bir rehberimiz olacak. Video rehber gelene kadar da buradaki yazılı rehbere göz atabilirsiniz.

Bütün hataları aştık ve nihayet sorunsuz bir şekilde kurulum ekranına ulaştık.

Kurulum bittikten sonra tekrar USB’den boot ediyoruz zira halen daha sabit diske bir ön yükleyici (Boot Loader) mevcut değil. Bu defa karşımıza birden çok seçenek çıkıyor ve burada artık kurulum yapmayacağımızdan ötürü USB belleği değil, kurulu macOS sürümünü seçiyoruz.

Burada karşılaşabileceğiniz bir başka sorun da boş Clover ekranı. Bu sorunu çözmek için de bilgisayarı kapatıp tekrar USB’den boot edebilirsiniz.

macOS’u PC’de çalıştırmak için Clover Boot Loader’a ihtiyacımız var. Bu aşamaya kadar zaten bunu kavramış olduğunuza inanıyorum. USB bellekte Clover vardı. PC’de de macOS’un açılabilmesi için onu ateşleyecek olan Clover’ı yüklememiz gerekiyor. Bunun için basit bir şekilde USB bellekteki Clover’ı SSD’mize kopyalamamız yeterli. Clover’ı SSD’deki EFI bölümüne kopyalayacağız. Bu bölüm gizli olduğundan önce ortaya çıkartalım:

Kurulum yaptığımız bilgisayarda iki adet Ethernet kontrolcü mevcut:

USB içerisinde IntelMausiEthernet mevcut. Bu bağlamda Ethernet kablosunu hangi porta takarsanız takın, Internet’e bağlanmaya hazırsınız.

Eğer PC’nize bir kablosuz ağ adaptörü takmak istiyorsanız onun için de bir liste hazırladık.

İlk Hackintosh kurulumundan bu yana epey gelişme oldu. Ses sürücüsü artık Apple güncellemelerinden sağ çıkabiliyor. Biz de burada genel bir ses sürücüsü olan VooDooHDA kullanıyoruz. Dilerseniz güncel sürümü buradan indirebilirsiniz: VooDooHDA

Clover’ı kopyaladık, ses kartını ve İnternet erişimini de sağladık. Sistemimiz USB bellek olmadan boot etmeye hazır ise bunu gerçekleştirme vakit geldi demektir. Bunu yaparken SSD’mizi de ilk sıraya alalım.

Evet, artık karşımızda sadece bir ya da Windows kurulu ise iki seçenekli bir Clover boot ekranı olacak. Boot macOS from Mojave diyerek SSD’den Mojave’yi çalıştırabilirsiniz.

“Her açılışta o yazıları görecek miyiz?” Öncelikle o yazılar standart bir macOS açılırken de var lakin siz görmüyorsunuz. Verbose modu açtığınızda Mac’te de benzer yazıları görebilirsiniz. Yazıları görmekteki amacımız herhangi bir hata olduğunda bunu kolayca tespit etmek. Sistemimiz artık hatasız açıldığına göre bunu modu kapatabiliriz.

Her açılışta Boot from macOS Mojave demek zorunda da kalmayalım.

Sık sorulan sorulardan biri de iCloud’ın çalışıp çalışmadığı. Evet, iCloud sorunsuz çalışıyor fakat bunun için birkaç ufak ayar gerekiyor.

Öncelikle iCloud çalışmıyorsa giriş yapmaya çalıştığınızda Hesap sınırına ulaşıldı ve Hesap limiti doldu hatalarını alacaksınız. Bu sorunu çözmek için biraz temizlik ve Clover Configurator içinden birkaç ufak ayar yeterli.

Bir sonraki aşamada bir temizlik yapmamız gerekli. Bunun için macOS’un kurulu olduğu sürücüye giriyoruz.

Hazır macOS kurmuşken bu konuya da değinelim. Sistemdeki SATA SSD’lerden birinde Windows 10 1903 kurulu. Clover ön yükleyici açılış esnasında Windows bölümünü tespit edip listelemekte. Bu sayede Dual Boot otomatik olarak çalışıyor. Dilerseniz üç saniye esnasında klavye ile müdahale edip Windows 10’a da geçebilirsiniz. Hatta isterseniz Windows 10’u varsayılan olarak açılan işletim sistemi de yapabilirsiniz.

Dual Boot sistemlerde ufak bir sıkıntı mevcut. Microsoft’un halen daha eski Greenwhich zamanını kullanırken Apple’ın yeni Universal Time (UTC) kullanması bu iki sistem arasında geçiş yapınca saatin yanlış olmasına sebep olmakta.

Windows 10 altında Universaltimefix.reg dosyasını çalıştırıp içeriğinin Kayıt Defteri’ne eklenmesini kabul ettiğinizde artık bu sorunu da aşmış olacaksınız.

Mojave’nin bize takılı iki diskin bilgisayar tarafından okunamadığını belirten bir uyarı verdiğini görebilirsiniz. Bunun sebebi sistemde formatlanmamış SSD’ler olması.

Disklerimizi hazırladık ama bunları masaüstünde de görmek istiyoruz. Bunun için;

Amerikalıların bir lafı vardır, bildiniz mi? “Going the extra mile”, elinden gelenin fazlasını yapmak olarak Türkçeye tercüme edebileceğimiz bir deyim. Her şey sorunsuz çalışıyor ama yine de birkaç test yapıp şu sürekli çıkan şifreyi de kaldıralım.

“Hackintosh hiçbir zaman gerçek Mac gibi stabil olmuyor” diyenler için 6 yıl önce topladığımız ve o günden beri hiç format atılmamış olan hackintosh’un bağlantısını burada verelim. Bu konuyu açıklığa kavuşturduysak mevcut sistemimizi test edelim!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir