Pazar , 20 Eylül 2020
Home » Sağlık » Veba Bulaşması ve Korunma Yöntemleri
Veba Bulaşması ve Korunma Yöntemleri 1 – veba nedir veba nasil bulasir korunma yollari nelerdir 5e82677e5ffd6

Veba Bulaşması ve Korunma Yöntemleri

Veba, pasteurella pestis olarak adlandırılan mikropların niçin olduğu oldukça ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Pire ve farelerden insanlara geçen bu hastalık, damar ve lenflerde iltihaplanmaya, dokularda ise kanamaya niçin olur. Veba hastalığının malum üç türü vardır; bübonik, kan zehirlenmesi gerçekleştiren veba (septik) ve akciğer vebası (pnömonik). Bilhassa ortaçağda ve 19. Yüzyıl’da çoğunlukla görülen bir hastalık olmakla birlikte, o dönemlerde halkın neredeyse %10’u veba sebebiyle yaşamını kaybediyordu.

1894 senesinde Çin’de süregelen veba salgını, dünyanın her yerine yayılmış ve kara ölüm adını almıştır. Afrika, Çin, Akdeniz kıyıları ve Hindistan, insan vebasının en sık görüldüğü yerlerdir. 1894 senesinde Kitasato ve Yersin tarafınca bulunan veba mikrobu, Yersin Basili olarak da adlandırılmıştır. Kolaylıkla üreyebilen bu basil, kalınca ve kısa bir yapıdadır, ek olarak nemli ve karanlık bölgelerde, diğeri bir deyişle vücut dışındaki tüm uygun ortamlarda uzun süre yaşayabilir. Ölü bir vücutta haftalarca canlı kalabilen bu mikrop, balgam ve cerahatte birkaç hafta, pire dışkısında ise bir ay kadar canlı kalabilir. Soğuğa aşırı dayanıklı olması sebebiyle, donmuş maddeler üstünde uzun süre yaşayabilir.

Veba

Pnömonik ve Bübonik Veba

Yersinia pestis bakterisi, aerosol saldırısında kullanılan ve hastalığın pnömonik biçimine neden olan bir bakteridir. Bu bakterinin bulaştığı insanoğlu 1 ile 6 gün içinde pnömanik vebaya yakalanırlar. Hasta olan kişiler, kendileriyle yakın temasta olan diğeri kişilere vebayı kolayca bulaştırabilirler. Hastalığın başlaması ile bakterinin bulaşması içinde belli bir süre geçmesi gerekir ve bundan dolayı virüsü kapan kişinin bu durumun farkına varması oldukça güçtür. Yersinia pestis bulunan biyolojik bir silahın üretilmesi mümkün olabilir, bu sebeple bu bakteriler doğada yaşayabilir ve laboratuvar ortamında izole edilerek yetiştirilebilir. Buna rağmen bahsettiğimiz şeklinde bir silahın üretilmesi için üst düzey teknoloji ve bilgiye gereksinim duyulmaktadır.

Pnömanik ve bübonik vebanın her ikisi de aynı bakteri sonucu oluşur, yalnız değişik semptomları vardır ve değişik şekillerde bulaşırlar. Pnömanik veba bir kişiden başka bir kişiye bulaşabilir, fakat bübonik veba bu şekilde bulaşmaz. Pnömanik veba, bakterinin olduğu havayı soluyan kişiye bulaşabilir ve akciğerleri tesirinde bırakır. Bübonik veba ise, bakteri taşıyan pirenin ısırması yada bakterinin bulunmuş olduğu bir objenin deriden içeriye girmesi ile bulaşabilir. Bunların haricinde bübonik vebanın tedavisi yoktur, fakat bakterinin kan dolaşımı ile yayılması ve akciğerleri etkilemesi sonucu ikincil pnömanik veba hastalığına niçin olabilir.

Pnömanik vebanın semptomları içinde; zayıflık, ateş, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, sulu ve kimi vakit de kanlı balgam bulunur. Kusma, mide bulantısı ve karın ağrısı şeklinde semptomların görülmesi de mümkündür. Pnömanik veba zamanında tedavi edilmezse solunum yollarının hasar görmesine, şoka ve ölüme niçin olur. Pnömanik veba, yersinia pestis virüsünün akciğerleri etkilemesi sonucu ortaya çıkar ve virüsün solunması ile hastalık kişiden kişiye bulaşır. Bu durum biyoterörizm saldırısı sonucunda bakteri ile aerosolün havaya yayılması şeklinde gerçekleşebilir.  Pnömanik veba olan bir kişinin havaya bıraktığı virüslerin solunması şeklinde de bulaşabilir. Ek olarak, hapşırık ve öksürük ile vürüsün kolayca havaya karışması mümkündür. Hastalığın bu yollarla bulaşması için, kişinin hastalıklı bir kişiyle yada hayvanla yakın temas kurması gerekir. Bunların haricinde, septisemik yada bübonik vebanın tedavi edilmemesi ve virüsün akciğerlere bulaşması sonucunda da pnömanik veba ortaya çıkmaktadır.

Veba Nedir

Vebanın Kendiliğinden Ortaya Çıkması

Dünyada her yüzyıl ya da asır 1000 ile 3000 içinde veba vakasının yaşandığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafınca tespit edilmiştir. Bu veba vakaları bilhassa yarı kırsal ve kırsal bölgelerde ortaya çıkmaktadır. Kendiliğinden ortaya çıkabilen bu vakaların büyük bir kısmı bübonik vebadır. Naturel yollarla ortaya çıkan pnömonik veba vakaları ise yaygın değildir. Bu veba türlerinin her ikisi de standart kamu sağlığı tedbirleriyle süratli şekilde denetim altına alınabilir. Pnömonik veba virüsü taşıyan bir kişiyle yakın temasta bulunarak virüsü kapan kişide derhal tedaviye başlanırsa hastalığın önlenmesi mümkündür. Hastalığın tedavi şekli ise, minimum 7 gün süreyle antibiyotik kullanmaktır. Pnömonik vebalarda ölüm tehlikesini önlemek için, ilk semptomların ortaya çıkmasından itibaren bigün içinde antibiyotik kullanılmalıdır. Hastalığın önlenmesi ve tedavi edilmesinde etkili olan değişik antibiyotikler mevcuttur. Bu antibiyotiklerin ağız kanalıyla (oral) kullanılanları flurokinolon ve tetrasiklindir.

Veba Emareleri

Veba, kemirgenlerden farelere, farelerden pirelere ve bunlardan da insanlara bulaşabildiği şeklinde, insandan insana da bulaşabilen bir hastalıktır. Hastalık, en yaygın olarak pireler kanalıyla bulaşmaktadır. Pire dışkısının deri üzerine bırakılması ya da kusmuğu taşımakla veba virüsü vücuda sokulur. Daha oldukça pulex irritans isminde olan insan piresi ile göç eder, yalnız başka pirelerle de taşınabilir. Ölüler, hayvanlar yada vebalı hastalarla yakın temasta bulunmak veba hastalığını bulaştıran diğeri durumlardır. Solunum kanalıyla nadiren bulaşan vebanın en ağır olanı akciğer pnömonisi isminde olan hastalığa niçin olur. Veba hastalığının ilerleyişi esnasında lenf bezleri ile çevresinde büyük farklılıklar ortaya çıkar. Lenf bezleri şişerek iltihaplanır, karaciğer, akciğer, beyin, böbrek ve dalak şeklinde organlarda küçük yada küçük apseler oluşur.

Veba Nasıl Ulaşır

Akciğer vebası oldukça tehlikelidir ve ansızın ağırlaşmaya niçin olur. Hastalığın ilk evrelerinde emareler derhal görülmeyebilir ya da hastalığın ağır şeklinde dalgınlık ve bitkinlik şeklinde emareler ortaya çıkabilir. Hasta kişinin ateşi yüksek olur, huzursuz bir hal yaşanır, nabız zayıf ve hızlıdır. Solunum sıktır ve şiddetli susuzluk hissi yaşanır. Hastalığın ikinci gününde bir çok vakit lenf bezleri şişmeye adım atar ve bübonlar oluşur. Bu bübonlar duyarlı, kızarmış ve ağrılıdır. İlk başlangıçta serttir, sonrasında yumuşamaya başlayarak cerahatlenir, etrafı da şişer ve iltihaplanır. Veba virüsü taşıyan bir hastanın derisi sıcak ve kurudur, gözleri ve yüzü ise kızarır. Mide, akciğer, burun ve bağırsaklarda kanama olması mümkündür. Solunumun oldukça süratli olduğu akciğer vebasında, çehre bölgesinde morarma olur ve hasta sürekli balgam çıkarır. Genel olarak 3 ile 7 gün arası devam eden hastalığın nihayet evrelerinde hasta sayıklamaya adım atar ve komaya girer. Veba hastalığında ölüm oranı %25 ile 75 içinde değişiklik göstermektedir. Ağır septisemiye neden olan veba ve akciğer vebası genel olarak ölüme niçin olur.

Vebanın Önlenmesi

Veba olan hastalar ayrı odalarda tutulmalı ve çevreyle temasları kesilmelidir. Hasta bakıcıları ise başlık, gözlük, eldiven ve gömlek giymeli, sağlık koşullarına tam olarak uymalıdır. Hastanın salgıları herhangi bir eşyaya bulaşırsa, o bölge kaynatılmalı, hastanın eşyaları ve odası dezenfektan solüsyonlar ile temizlenmelidir. Vebadan ölen kişilerin cesetleri ilaçlanmalı ve sonrasında virüsün bulaşmaması için oldukça dikkatli bir halde defnedilmelidir. Herhangi bir şüphe durumunda yada salgın zamanlarında veba aşısı yapılmalıdır.

Veba BilgiBaba

Veba, günümüzde tedavisi mümkün olan hastalıklar içinde yer almıştır. Erken teşhis edilen hastalık, aşılar ve antibiyotikler ile tedavi edilebilir. Vebaya neden olan virüs vücuda bulaştığı andan itibaren zarar vermeye başlayacaktır. Bundan dolayı, hastalığın emareleri görülür görülmez derhal doktora gidilmelidir. Geç kalınması sonucunda bazı organlar fonksiyonlarını yitirebilir ve hasta yaşamını kaybedebilir. Veba hastalığından korunmanın en iyi yolu, hasta olan kişilerden, virüse neden olan hayvanlardan ve pirelerin yaşamış olduğu ortamlardan uzak durmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir